
Komünist Eğitim Üzerine Gençlik örgütlenmelerinde en temel sorunlarından birisi eğitim sorunudur. Komünist bir dünya yaratma hedefi içerisinde olan biz gençler ancak doğru bir bilinç ışığında yolumuzu belirleyebiliriz. O halde Komünizm nedir? 
Azınlıklara Yaklaşım & Yaratılan Paranoyalar
Açılım, açılım diye yırtınan başbakan birçok konuşmasında açılımın sadece Kürtleri değil diğer "azınlıkları” da kapsadığını söylüyor. Başbakan, azınlıkların ve çok kültürlülüğün bizim değerlerimiz olduğunu, bizi daha da güçlü yaptığını her fırsatta söylüyor. Bizler de halk olarak söylemden etkileniyor, mutlu oluyoruz!
Peki, azınlık nedir?
Azınlık, bir ülkenin içinde, baskın halka mensup olmayan, ancak kendine ait bir kültürü, dini, olan topluluklardır. Örneğin, Osmanlı Devleti içinde Sırplar, Bulgarlar, Yunanlar, Yahudiler ve Ermeniler azınlıktı ve bu resmen tanınıyordu. Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da azınlık statüsü gayrimüslim topluluklar içinde sadece Yunanlar, Yahudiler ve Ermeniler için devam etmektedir. Fakat Lozan Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan fakat Türk olmayan tüm Müslüman halklar Türk sayılmış ve azınlık sayılmamaktadır. Gayrimüslim olan Süryaniler azınlık statüsünde bulunmamaktadır ve diğer Müslüman halklar gibi Türk sayılmıştır. Devlet erkânı yeri geldiğinde renkli bir aksesuar olarak Ermenileri, Rumları, Yahudileri, Süryanileri kullanmaktan da çekinmiyor. Oysaki uygulamalara bakıldığında söylem ile eylem bir birini tutmuyor. Azınlıklar içimizdeki yabancılar olarak görülüyor. Diğer tarafta Sünni bir anlayış ile yürütülen “Devlet ve Din” ilişkileri ise Alevileri yok saymaktadır. Lazlar bugün kendi kültürlerinden kendi dillerinden bi haber, fıkralardaki “aptal adam” konumuna indirilmişlerdir. Romanlar, Keldaniler, Süryaniler vb. birçok halk görmezden geliniyor. Kürtler ise ayrı bir konudur ve bu ülkenin derin yarasıdır. Yıllarca bölücü muamelesi, dağ türkü yakıştırmaları ve birçok politikalarla asimile edilmeye çalışılmadı mı? Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül; “Bugün eğer Ege`de Rumlar, Türkiye`nin pek çok yerinde de Ermeniler yaşamaya devam etseydi, acaba Türkiye aynı milli devlet olabilir miydi?” sözleri bile başlı başına bu ülkenin diğer azınlıklara bakış açısının göstergesidir. “Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçedir” denilen yasalarda ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünde aslında nasıl korkunç bir milliyetçiliğin, ayrımın olduğunu da görüyoruz. Özellikle Ermenilere ve Yahudilere karşı yürütülen ırkçı politikalar sayesinde Türk milliyetçiliği azdırılmaktadır. Ancak söz konusu başka ülkelerdeki örneğin; Almanya’daki, Yunanistan’daki Türkler olunca bu kez, emperyalistlerin uydurduğu azınlık kavramı sahiplenilip, Yunanistan’daki ve diğer Avrupa ülkelerindeki Türkler azınlık olarak tanımlanıyor ve bunlara azınlık haklarının tanınmasını talep ediliyor.
Toparlayacak olursak, milli korkulardan dolayı Türkiye adeta bir korku cumhuriyetine, halklar hapishanesine dönüşmüştür. Dolayısıyla bizler, “Yeni Dünya Gençliği” okurları olarak şunu çok iyi bilmeliyiz, eşit ve her türden ayrımcılığın ortadan kalktığı bir yaşam ancak sosyalizmle varolur…
Yeni Dünya Gençliği/İstanbul
Stiker
Değişik Stikerlerimizi PDF formatında indirip çoğaltmak için Stiker sayfamızı ziyaret edin. Tüm okurlarımızı diğer yayınlarımızda olduğu gibi stikerleri de bizzat kendi imkanlarıyla çoğaltıp yaygınlaştırmaya çağırıyoruz.


