
Komünist Eğitim Üzerine Gençlik örgütlenmelerinde en temel sorunlarından birisi eğitim sorunudur. Komünist bir dünya yaratma hedefi içerisinde olan biz gençler ancak doğru bir bilinç ışığında yolumuzu belirleyebiliriz. O halde Komünizm nedir? 
Türkiye’nin ekim ayı başında çok önemli misafirleri vardı. Hükümet hummalı bir hazırlığa girişti nede olsa IMF ve DB toplantısı Türkiye’de gerçekleşecek dünyanın para babaları dünya ekonomisi hakkında önemli kararlar alacaklardı. Fakat yalnızca hazırlık yapan egemenler değildi. Haklarını vermek lazım, Türkiye’nin duyarlı kesimleri de boş durmadılar, misafirperverliklerini gösterdiler. IMF için döviz, pankart, bildiri, slogan birde pabuç tabi. Misafirperverliğimizi sevmemiş olacaklar ki onlarda bize 200 gözaltı, 30 yaralı, 1 de ölü olarak geri döndüler. Aslında valimiz doğrusunu bilir, yaptığı açıklamalarda hiç yaralanan olmadı diyor ama biz yinede “abartımızı” yapalım.
Başbakan dışarıdaki protestolara kulak verin deyince gösteri özgürlüğü falan dedik. Meğer kulak verin dediği biz değilmişiz. Hani hükümetin şu kadar sayıda ve belli noktalarda eylem yapın emrine uyan, IMF’yi mi neyi eleştirdiği belli olmayan, hııı “IMF hadi bakalım git evine” diyenlere kulak verin demiş(!), biz yanlış anlamışız. Onlara kulak, bizlere dayak… Nede olsa sözle uslanmayanın hakkı kötekmiş. Sokakta hareketlilik sürerken sermayenin patronları lüks kongre salonunda ekonomik kriz başlığı altında, krizi nasıl fırsata çevireceklerinin hesaplarını yapılıyorlardı. İsmi öyle konmasa da kapitalizmin vahşi yüzünün sonuçları olan, önümüzdeki birkaç yıl içinde 90 bin insanın açlıkla karşı karşıya kalacağı, Afrika’da binlerce bebeğin öleceği, 36 milyon insanın işsiz kalacağı vb. gerçeğini utanmazca dillerine dolayıp çözüm arıyorlarmış görüntüsü yaratıyorlar. IMF programları emekçi yığınlara yıllardır daha fazla açlık, sefalet, kötü çalışma koşulları, işsizlik vb. ne kadar bela varsa getiriyor olmasına rağmen, halkın önemli bir çoğunluğu bunun farkında bile değil. Sermayenin gündeminde kendi yaratmış oldukları ekonomik krizi nasıl fırsata çeviririz hesapları yapılırken, kukla basının aracılığıyla halkın gündeminde “hayırsever” IMF’nin Türkiye’ye para verip vermeyeceği, bu haydutların eşlerinin neler yiyip nasıl vakit geçirdikleri, birde bu sokaktaki “anarşistlerin” sözde esnafın gerçekte ise bankaların vb. camına taş atıp zarar vermesi vardı. “Ne sanki zorlamı gelmişlerdi, gelme dense gelmezlerdi, ne öyle sokakta polise taş atmak, bankaları taşlamak falan… Bu anarşistlere sopa yetmez hapis lazım, yok yok oda yetmez asmak lazım, bak bir daha yapıyorlar mı? Bir de utanmadan koskoca IMF başkanına ayakkabı fırlatıyorlar taklitçi bunlar dertleri ülkeyi bölmek…”
Bizim memleket böyle garip bir yer işte kendisini soyup soğana çevirip banka sahibi olana hain demezde, “halkının çıkarı” için banka camını kırana layık görür hainliği. Bush’a ayakkabı fırlatan El Zeydi’yi kahraman yapar, IMF başkanına ayakkabı fırlatan Sefer’i taklitçi! Aynı Filistin’de tanklara karşı taşla savaşan çocukların kahraman, bizim özgürlükleri için tanklara taşla karşılık veren Kürt çocuklara da terörist payesi biçmeleri gibi. Bush’un kafasına fırlatılan El Zeydi’nin pabucu, IMF başkanını hedefleyen pabuç, hakların kardeşliği için bedeni öylece yere yığılmış Hrant’ın delik pabucu, sokakta, okulda, fabrikada, milyonlarca emekçinin delik ya da delinmeye yüz tutmuş tüm pabuçları kardeştir. Bir anlatabilirsek pabuçların kardeşliğini veya birleştiğinde tüm kardeş pabuçlar neler yapabiliri anlatabilirsek, işte o zaman yere yığılmış bir çift delik pabuç olmayacak, kara kışta ayağına delik pabucundan su sızmayacak küçük çocuğun, delik olmayacak pabuçlar…
YDG Okuru Genç Bir Kadın/İst.
Stiker
Değişik Stikerlerimizi PDF formatında indirip çoğaltmak için Stiker sayfamızı ziyaret edin. Tüm okurlarımızı diğer yayınlarımızda olduğu gibi stikerleri de bizzat kendi imkanlarıyla çoğaltıp yaygınlaştırmaya çağırıyoruz.


