YDG

Hızlı Erişim:

Komünist Eğitim Üzerine Gençlik örgütlenmelerinde en temel sorunlarından birisi eğitim sorunudur. Komünist bir dünya yaratma hedefi içerisinde olan biz gençler ancak doğru bir bilinç ışığında yolumuzu belirleyebiliriz. O halde Komünizm nedir? Comment

13 İnsan = 130.000 TL

 

grizuBalıkesir'in Dursunbey İlçesine bağlı Odaköy'de bulunan bir maden ocağında grizu patlaması yaşandı ve 13 işçi yanarak öldüler. Aynı maden ocağında bundan dört yıl öncede bir patlama olmuş ve 17 işçi aynı biçimde hayatlarını kaybetmişler. Bütün haber kaynaklarında aşağı yukarı bu başlıkla verildi haber. Ardından da işçilerin dokunaklı hikâyelerinden dem vurup "yazık oldu" deyip kapattılar konuyu. Öyle ya darbe planlarının havalarda uçuştuğu, savcıların, emekli paşaların sorgulandığı, ergenekon davaları ve soruşturmalarının ayyuka çıktığı bir dönemde birkaç işçinin yaşama savaşında heba edilmesinin ne önemi olabilirdi ki! Ama hükümetin lütfünü de unutmamak gerekir tabiî ki… Yapılan açıklamaya göre ölen her bir işçinin ailesine 10.000 TL’lik bir yardımda bulunulacakmış. 10.000 lira… Biz işçilerin yaşamına verilen değer işte bu kadar.

Yapılan açıklamalara göre madenlerde düzenli periyotlarla gaz ölçümleri yapılması gerekiyor ve sonuçlara göre özel tedbirler alınması zorunlu. Bu ölçüm ve alınması gereken önlemler belli bir maliyeti gerektiriyor. Fakat kar hırsıyla başı dönmüş maden patronu için işçilerin güvenliği konusunda zorunlu olan bu maliyetleri göze almak hiç de akıllıca bir yatırım gibi görünmemiş olmalı ki dört yıl öncesinde yaşanmış aynı nitelikli olaydan sonra bile bu tedbirlere başvurmayı gerekli bulmamış.

Peki ya devletin denetim kurumları ne işe yarıyor? Ölüm kuyularına dönen bu madenler neden denetlenmiyor? Eğer denetleniyorsa neden gerekli önlemlerin alınması konusunda zorlayıcı olunmuyor? Biz söyleyelim: Çünkü kapitalist sistemde devlet, egemen kapitalistlerin kuklası gibi hareket eder. Onun niteliği kapitalizmin dişlilerinin rahatça dönebilmesini sağlayan bir yağ gibidir. İşlevi, biz işçilerin emekçilerin canları pahasına, varlığını borçlu olduğu kapitalist sistemi ayakta tutmaktır. Bu yüzden sözde bizlerin adına, halk adına tepemizde oturanların yine sözde biz işçi ve emekçilerin korunması için kurdukları hiçbir kurum doğru düzgün çalışmaz.

Bu devlet bizler için açlık sınırının bile altında asgari ücret belirler, hakkımız olanı almak için direndiğimizde hemen abasının altından sopasını gösterir ve kapitalist sistemin yarattığı işsizler ordusu içerisine itelemekle tehdit eder. Yoksulluğumuzu, yoksunluğumuzu kullanarak bizi en kötü, en ağır koşullarda canımız pahasına çalışmak zorunda bırakır.

13 işçi ölmüş… Devlet için, kapitalist efendileri için ne gam? Dışarıda yüz binlerce işsiz insan aynı koşullarda çalışmaya hazır bekliyor. Onların yapması gereken tek şey “işçi aranıyor” diye ilan vermek. Önlemmiş tedbirmiş hak getire. Bir dört yıl sonra aynı olay tekrarlandığında aynı senaryo tekrar sahnelenecek. Ölülerin ardından akıttıkları yine aynı timsah gözyaşlarını izleyeceğiz; göstermelik davalar açılacak; ölenlerin ailelerine sus payı diye belli miktarlarda paralar verilecek. Bizi yoksulluğumuzla öldürecekler yine, kendi zincirlerimizle boğacaklar.

Kapitalist sistem var olduğu sürece bu ve benzer görüntüleri izleyeceğiz. Yapılması gereken kapitalist sistemin alaşağı edilip yerine gerçekten biz işçiler ve emekçiler için en iyi iş koşullarının, en ileri yaşam standardının yaratılacağı, gelecek kaygısının olmadığı sosyalist sistemin kurulmasıdır. Bu konuda özellikle de biz genç işçi ve emekçilere çok büyük görevler düşüyor.

YDG Adana
01/03/2010