YDG

Hızlı Erişim:

Komünist Eğitim Üzerine Gençlik örgütlenmelerinde en temel sorunlarından birisi eğitim sorunudur. Komünist bir dünya yaratma hedefi içerisinde olan biz gençler ancak doğru bir bilinç ışığında yolumuzu belirleyebiliriz. O halde Komünizm nedir? Comment

may

 

Yine Bir 1 Mayıs!


1 Mayıs 1890’dan başlayarak günümüze kadar devam eden işçi sınıfının birlik, dayanışma, mücadele ve kavga günü olan bir 1 Mayıs daha yaklaşıyor. 1 Mayıs’ın yaklaşmasıyla birlikte yine başta Taksim olmak üzere değişik tartışmalar gündemde yerine aldı. İstanbul Valisi Muammer Güler 1 Mayıs’la ilgili ilk konuşmasında şunları söyledi; "Provokatif eylemleri önleme konusunda bize yardımcı olmaları durumunda biz bayram coşkusu içinde bu kutlamanın yapılabileceğini söyleyeceğiz.“ Ayrıca aynı konuşmada bir kez daha sayı tartışmasını gündeme getirdi. Makul bir sayıda 1 Mayıs Mitingi! Çoğu kimselerin anlamakta güçlük çektiği bu yaklaşım, geçen bir Mayıs’ta olduğu gibi bu 1 Mayıs’ta da önümüze konulmak isteniyor. Her türlü kutlamalara açık olan Taksim Meydanı işçilere sınırlı sayıda açık! Vali Güler daha sonra yaptığı açıklamada; "Sendikalarla mutabakata vardık, Taksim 1 Mayıs'ta kutlamalar için tahsis edilecek" dedi. İlerleyen günlerde neler olacağını birlikte göreceğiz.

Dünyanın değişik ülkelerinde çeşitli eylem ve etkinliklerle kutlanan 1 Mayıs ilk kez Osmanlı döneminde, 1905 yılında İzmir’de kutlandı. İstanbul’daki ilk 1 Mayıs kutlaması ise 1910’da yapıldı.

mayCumhuriyet döneminden bugüne kısaca 1 Mayıs’lar…

1924: 1 Mayıs’ını “İşçi Bayramı” olarak kutlayan işçilerin bu eylemi engellenmek istendi. Sekiz saatlik işgünü için bildiri dağıtan birçok işçi tutuklandı.
1925: Yılında çıkarılan Takrir-i Sükun Kanunu sonrasında kutlamalara izin verilmedi ve 1935 yılına kadar hemen hemen her yıl gizli kutlanabildi. 1 Mayıs’ın bundan sonraki tarihi “yasak”larla yazıldı.
1935: yılında çıkarılan “Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun” adıyla çıkarılan düzenleme ile 1 Mayıs “Bahar ve Çiçek Bayramı” olarak genel tatil günlerine dahil edildi.
1960: 27 Mayıs 1960’dan sonra da yasaklar yaşandı. Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu’nun kabul tarihi olan 24 Temmuz, işçi sınıfına 1 Mayıs’ın yerine bayram olarak dayatıldı. Ancak bu girişimlerin hepsi, kararlı mücadeleler sonucu geri döndü.
1976: En kitlesel 1 Mayıs, 1976’da kutlandı. Bu miting DİSK’in öncülüğünde Taksim Meydanı’nda yapıldı. O gün Taksim Meydanı’nı 400 bin emekçi doldurdu.
1977: Bu yüzden 1977 yılındaki gösterilerin daha bir görkemli kutlanması bekleniyordu. Taksim Alanı’na 500 bin emekçinin akması engellenemedi. Saat 14.30’da başlayacak olan kutlamalar için alan, sabahın erken saatlerinde itibaren dolmaya başladı. İşçiler, emekçiler, öğrenciler, kadınlar, çocuklar, yaklaşık 500 bin kişi toplandı.
Dönemin DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler’in konuşmasının sonlarına doğru, çevredeki binalardan halkın üzerine ateş açıldı. Yaşanan paniğin ardından 36 kişi yaşamını yitirdi ve 200’den fazla kişi yaralandı.
1978: Önceki yıl yitirilen 37 insanın acısını içinde yaşayan yüzbinler yine Taksim Alanı’ndaydı...
1979: Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul’da mitinge izin vermedi. 1 Mayıs, İzmir Konak Meydanı’nda kutlandı.
1980 sonrası: 12 Eylül Askeri darbesinin yasaklar zincirinde 1 Mayıs da yer aldı. Yasaklara rağmen; kısa süreli iş bırakmalar, bayramlaşmalar ve bildiri dağıtılması gibi etkinlikler yapıldı...
1987: 7 yıllık aradan sonra sendikalar öncülüğünde bazı milletvekilleri, aydın, sanatçı ve bilim adamları ile birlikte yaklaşık 1000 kişilik bir grup Taksim Anıtı’na 1 Mayıs şehitlerini anmak üzere çelenk bırakmak istediler. Polis yalnızca milletvekillerinin araçla anıta ulaşmasına izin verdi.
1989: Taksim’de biraraya gelen topluluğa yapılan saldırı sonucunda Mehmet Akif Dalcı isimli bir işçi yaşamını yitirdi.
1990: Yine Taksim’e yürümek isteyenlere izin verilmedi. Çıkan çatışmada İTÜ Öğrencisi Gülay Beceren, felç oldu.
1996: 1980 sonrasının en kitlesel mitingi gerçekleştirildi. Kadıköy’de yaklaşık 150 bin insan toplandı. Açılan ateş sonrasında 3 kişi yaşamını kaybetti.

mayT.C. tarihinde 2000’li yıllara kadar 1 Mayıs’lar kısaca bu vb. baskı, yasak ve katliamlarla doludur. 2000’den sonrada devletin yaklaşımında çok fazla değişiklik olmadı. Yine yasaklar, gözaltılar, biber gazı vb...  Devletin Ankara’da TEKEL işçilerine biber gazlı müdahalesi ve daha birçok eylemde şiddet vb. yöntemler kullanması hala aynı anlayışa sahip olduğunu göstermektedir. Hala “orantılı güç” kullanılmaktadır! Oranı kendilerine göre biraz kaçsa dahi…

Geçtiğimiz yıl 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi işçi ve emekçiler açısından oldukça önemlidir. AKP hükümeti 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesini her ne kadar kendilerine mal etse de gerçekte uzun yıllardır verilen mücadelenin ve zorlamanın sonucudur.
İçi boşaltılarak söylenen “bahar ve çiçek bayramı”,“emek ve dayanışma günü” gibi söylemler burjuvazinin söylemleridir. 1 Mayıs işçi sınıfının yarattığı bir değerdir. Mücadele ve kavga günüdür…

1 Mayıs kızıldır ve hep kızıl kalacak!

Kaynak: www.ntvmsnbc.com

YDG okuru bir işçi
13/04/2010