
Komünist Eğitim Üzerine Gençlik örgütlenmelerinde en temel sorunlarından birisi eğitim sorunudur. Komünist bir dünya yaratma hedefi içerisinde olan biz gençler ancak doğru bir bilinç ışığında yolumuzu belirleyebiliriz. O halde Komünizm nedir? 
REVİZYONİZM
E. Bernstein: “Nihai hedef hiçbir şeydir, hareket her şeydir.”
Bu sayımızda Marksizm’i çürütme amacını özel misyon haline getirmiş olan akımlardan Revizyonizm akımını irdelemeye çalışacağız.
İki sayı önce Marksizm başlıklı yazımızda da değindiğimiz üzere zaman içerisinde gerçekleşen olgular Marksizm’i sosyalizmle eş anlamalı hale getirmiştir. İşçi sınıfının kurtuluş mücadelesinde ideolojik olarak otoritesini kanıtlamış ve giderek yaygınlaşarak güçlenmiştir. Bu gelişmeye bağlı olarak da her yönden saldırılara maruz kalmış, yok edilemediği ölçüde içinin boşaltılması için mücadele yürütülmüştür. Küçük burjuva menşeli bu saldırılar, Marksistlerin kararlı ideolojik mücadeleleri sonucunda büyük oranda etkisiz kılınmıştır. Lenin bu konuda şunları söylüyor: “Marksizm’in büyümesi, onun düşüncelerinin işçi sınıfı içerisinde yaygınlaşması ve güçlenmesi kaçınılmaz olarak, resmi bilim tarafından her “yok ediliş” ten daha güçlü, daha çelikleşmiş ve daha hayatiyet sahibi olarak çıkan Marksizm’e karşı bu burjuva saldırıların daha sık tekrarlanmasına ve şiddetlenmesine yol açar.”
Burjuvazi, Marksizm’in gelişmesi aşamasında onun gücünün ayırtına varmış ve bu gelişmenin önüne set çekmek için mücadele yürütmüştür. Marksist ideolojinin iyice yerleşik bir anlayış haline gelmesinden sonra da bu saldırılar biçim değiştirerek sürmüştür. Oportünistler kendi burjuva ideolojilerini Marksizm sosuna bulayıp kitlelere yutturmaya çalışmışlar, bir sürü ıvır zıvırı Marksizm adına savuna gelmişlerdir. Fakat gerçek Marksistler ve özellikle de Marksizm’i geliştirip ilerletme konusunda muazzam bir katkısı olan Lenin, burjuva ideologlarının bu çabalarını boşa çıkarmayı bilmişlerdir.
Burjuva ideolojisinin Marksizm adı altında savunulması planı işlerliğini kaybetmeye başladığında ise yeni taktikler geliştirilmeye başlandı. Bu konuda hazırlanan en sistemli taktiğin sürdürücüleri revizyonistlerdi ve revizyonizm akımının başını çeken de Eduard Bernstein’di. Revizyonistler Marksizm’in bir takım tezlerini ekonomik, sosyal, siyasal kimi koşulların değiştiğini öne sürerek değiştirmeye çalışmışlardır. Sözde, Marksizm’in en ileri savunuculuğunu yapan bu akımın savunucuları güya Marksizm’in ilerletilmesi adına onun en kritik, belirleyici noktalarını revizyondan geçirmeye yani değiştirmeye çalışmışlardır.
Revizyonistlerin revize etmeye çalıştıkları Marksist tezlerin başlıcaları şunlardır: Marksist Leninist ideolojide içinde bulunulan çağ için “emperyalizm ve proleter devrimleri çağı” tespiti yapılmıştır. Revizyonistler bu tespitin geçerliliğini kaybettiğini artık (içeriğini belirtmekten kaçınarak) yeni bir çağın başladığını öne sürmüşlerdir. Marksist- Leninist ideolojinin kurucuları sosyalizme geçiş için tüm ülkelerin komünist partilerinin önüne“emperyalizme karşı proleter devrimleri” görevini koymuşlardır. Revizyonistler ise sosyalizme geçiş için devrimlerin artık kaçınılmaz yöntem olmadığını bunun yerine “barış içinde yarış” ile parlamenter yolarla sosyalizme geçilebileceğini savunmuşlardır. Marksist- Leninist teori komünist partilerinin sınıfsal karakteri konusunda “KP’ler işçi sınıfının partileridir.” tespitini yaparken revizyonistler bu karakteri genişleterek komünist partilerinin bütün halkın partisi olduğu görüşünü savunmuşlardı. Bunların yanı sıra Marksizm’in daha bir dizi hayati noktasında değişiklikler yapan revizyonistler, bu akıma karşı belki de en acımasız mücadeleyi yürüten Stalin’e karşı da kişiye tapmacılık bağlamında deyim yerindeyse kuyruk acısıyla saldırmışlardır.
Sovyetler Birliğinde ve dünya komünist hareketi içerisinde, Stalin döneminde iyice ayyuka çıkan bu akıma karşı, Stalin’in önderliğinde oldukça kararlı ve amansız bir mücadele yürütülmüştür. Fakat Stalin’in ölümünden sonra iktidarı ellerine geçiren revizyonistler ne yazık ki Sovyetler Birliğini açık revizyonist bir çizgiye oturtmuşlardır. Sonraki süreçte ÇKP ve AEP revizyonizme karşı yürütülen bu mücadelenin sürdürücülüğünü üzerlenmişlerdir. Fakat onların çabaları da yetersiz kalmış ve ÇKP önderliğindeki Çin’de, AEP önderliğindeki Arnavutluk’ta süreç içerisinde revizyonistleşmiş ve Sovyetler Birliği’nin kaderine ortak olmuşlardır.
Stiker
Değişik Stikerlerimizi PDF formatında indirip çoğaltmak için Stiker sayfamızı ziyaret edin. Tüm okurlarımızı diğer yayınlarımızda olduğu gibi stikerleri de bizzat kendi imkanlarıyla çoğaltıp yaygınlaştırmaya çağırıyoruz.


