
Komünist Eğitim Üzerine Gençlik örgütlenmelerinde en temel sorunlarından birisi eğitim sorunudur. Komünist bir dünya yaratma hedefi içerisinde olan biz gençler ancak doğru bir bilinç ışığında yolumuzu belirleyebiliriz. O halde Komünizm nedir? 
Marksizm
(Bölüm-I)
Marksizm, bilimsel sosyalizm olarak da adlandırılan, Karl Marx'ın siyasi, ekonomik ve felsefi bir bütünlükle oluşturduğu öğretinin genel adıdır. Marksizm hakkında burada aktarabileceklerimiz kuşkusuz oldukça sınırlı, kaba bir çerçeveden ibaret olabilecektir ancak. Çünkü Marksizm bir kaç cümleyle özetlenebilecek bir nitelikten öte, çok kapsamlı bir öğretidir. Marksizm, kapitalizmi, kapitalizmin gelişme yasalarını, ortaya çıkış ve işleyiş mekanizmaları ile bu toplumsal sistemin her alanını derinlemesine incelemiş ve somut olarak açıklamıştır. Ve devamla kapitalizme karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Bu denli geniş bir konunun burada bütünlüklü olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi bu nedenle mümkün değil. Marksizmi anlamanın, onu kavramanın biricik yolu hiç şüphesiz başta Marksizmin kurucuları Marx ve Engels'in, devamla marksist ideolojinin sadık öğrencileri ve onu daha da geliştirerek marksist ideolojiye büyük katkılar yapmış olan Lenin ve Stalin'in eserlerinin büyük bir dikkatle incelenmesinden geçiyor.Yalnız dikkat edilmesi gereken, bu inceleme sürecinde ezberciliğe düşmeden, bu muazzam öğretiyi bütünlüklü bir biçimde kavramaya çalışmaktır.
Marx'ın henüz öğretisini geliştirme aşamasında olduğu dönemde kendini sosyalist olarak niteleyen, Marx'ın daha sonraları ütopik sosyalistler olarak niteleyeceği bir çok grup mevcuttu. Bu gruplar Saint Simon, Fourier ve Owen taraftarlarından oluşuyordu. Ütopik sosyalistler, toplumdaki eşitsizliği ve adaletsizliği; buna karşı mücadele etmek gerekliliğini görüyor, bu eşitsizliğin ortadan kaldırılmasını istiyor fakat kapitalist üretim biçimi ve burjuvazi ile proletarya arasındaki sınıf çelişkisi henüz yeterli olgunluğa erişemediği için teorilerini bilimsel bir temele oturtmaktan çok uzak kalıyorlardı. Adeta kafalarında kurdukları hayalleri gerçeğin yerine koymak istiyorlardı. Marx ve Engels bu durumu şöyle ifade etmişlerdir: Kapitalizmin olgun olmayan seviyesine, olgun olmayan sınıf durumuna, olgun olmayan teoriler tekabül ediyordu. Gelişmemiş ekonomik ilişkiler içinde henüz saklı duran toplumsal görevlerin çözümü, kafalarda yaratılmak isteniyordu. İşte Marx böyle bir dönemin ardından kuramını tamamlamış ve var olan çeşitli sosyalizm akımları arasından, ayakları yere basan ve bilimsel bir temele dayanan niteliği sayesinde sıyrılmıştır.
Marksizmin gelişmesini Lenin üç dönemde inceliyor. İlk dönem 1848 devriminden Paris komününe değin olan dönemdir. Bu dönemin başlarında Marksizm, çok sayıda sosyalist akımdan bir tanesidir yalnızca ve egemen konumda olan yukarıda bahsettiğimiz ütopik sosyalizm akımlarıdır. Fakat devrim sonrasındaki gelişmeler Marksizmin geçerliliğini kanıtladı. Bu dönemi Lenin şöyle tanımlıyor: 1848 Devrimi, Marx öncesi sosyalizmin bütün bu gürültülü, alacalı ve yaygaracı biçimlerine ölümcül bir darbe indirir. Devrim, bütün ülkelerde çeşitli toplumsal sınıfları eylem içinde gösterir. Liberal burjuvazi, bu sınıfın bağımsızlığından, herhangi bir gericilikten duyduğu korkudan yüz kat daha fazla korkar. Korkak liberalizm gericiliğin önünde secdeye kapanır. Köylülük, feodalizmin kalıntılarının yok edilmesiyle yetinir ve düzenin yanına geçer, sadece ara sıra işçi demokrasisi ve burjuva liberalizmi arasında yalpalar. Sınıflardan bağımsız sosyalizm ve sınıflardan bağımsız siyasete ilişkin bütün öğretilerin düpedüz saçmalık olduğu ortaya çıkar. ... Birinci dönemin sonuna doğru, yani fırtınalar ve devrimler döneminin sonuna doğru Marx öncesi sosyalizm ölür.
İkinci dönem Paris Komünü'nden 1905 Rus Devrimine kadar olan zamanı kapsar. Bu dönemde batı ülkelerinde burjuva demokratik devrimler tamamlanmış, doğu ülkelerinde ise toplumsal sistemler henüz bu aşamaya gelememiştir. İşçi hareketlenmesi kendiliğindenci karakterinden sıyrılmaya başlar. Temeli işçi sınıfına dayanan partiler, sendikalar, kooperatifler kurulur. Marksizm her yerde ve büyük bir hızla gelişme gösterir. Buna karşın liberalizm, oprtünizm gibi kimi akımlar da gelişmeye başlarlar.
Üçüncü dönem ise Rus devriminden sonraki dönemi kapsıyor. Bu dönem gerek ekonomik, gerekse de siyasal olarak dünya çapında bunalımların yaşandığı bir dönemdir. Dünya emperyalist çıkarlar uğruna halkların kıyıma uğratılacağı bir savaşa gebedir. Dünya, deyim yerindeyse fitili ateşlenmek üzere olan bir barut fıçısı gibidir. Bu dönemde Marx'ın öğretileri daha önceki tüm dönemlerden daha fazla önem kazanmıştır çünkü dünya üzerinde yaşanan tüm olaylar Marx'ın öğretilerinin geçerliliğini ve gerçekliğini gözardı edilemeyecek şekilde ortaya çıkarmıştır. Marksizm dünya üzerinde artık tartışma götürmez biçimde sosyalist gelişmenin öncülüğünü kazanmış ve bir otorite olarak kabul edilmek durumunda kalmıştır. Daha sonraki süreçte, kapitalizmin emperyalizme evrimlendiği süreçte ise Lenin Marx'ın öğretisini geliştirmiş ve leninist ideolojiyi oluşturmuştur.
Devamı bir dahaki sayımızda...
Stiker
Değişik Stikerlerimizi PDF formatında indirip çoğaltmak için Stiker sayfamızı ziyaret edin. Tüm okurlarımızı diğer yayınlarımızda olduğu gibi stikerleri de bizzat kendi imkanlarıyla çoğaltıp yaygınlaştırmaya çağırıyoruz.
