
Komünist Eğitim Üzerine Gençlik örgütlenmelerinde en temel sorunlarından birisi eğitim sorunudur. Komünist bir dünya yaratma hedefi içerisinde olan biz gençler ancak doğru bir bilinç ışığında yolumuzu belirleyebiliriz. O halde Komünizm nedir? 
1875 yılında kurulan Alman Sosyal Demokrat Partisi içerisinde, Karl Liebknech ve Rosa Luxemburg önderliğinde 1900'lü yıllarda bir grup oluşturuldu. Bu grup kendini Spartaküs Birliği olarak adlandırmıştı. Birliğin kurulma nedeni Marksist temellerle kurulan Sosyal Demokrat Partisinin bu çizgiden uzaklaşmasına karşı parti içerisinde bir muhalefet oluşturmaktır.1914 yılında partinin Bernstain ile birlikte Almanya'nın 1. emperyalist dünya savaşına katılmasına onay vermesinin ardından kurulan birlik, bu partiden koparak 1917 yılında kurulan Bağımsız Alman Sosyal Demokrat Partisi (USPD)'ne geçerler. Bu parti Kasım-Aralık 1918'de geçici hükümette yer alır ve Spartaküs Birliği bu partiden de ayrılarak Aralık 1918'de Alman Komünist Partisini (KPD) kurarlar. Devam eden yılın Ocak ayında Alman Komünist Partisi önderliğindeki işçiler, egemenlere karşı silahlı mücadeleye girişirler. İşte bu ayaklanma tarihe Spartaküs Ayaklanması olarak geçer.
3 Kasım'da Spartaküs Birliği’nin etkisindeki denizciler ayaklanır, bu ayaklanma endüstri işçileri arasında da yayılır. Bu ayaklanmada sayıları 100 bine ulaşan denizciler subaylarını tutuklarlar. Sovyetler Birliği’nde olduğu gibi işçilerin ve askerlerin meclisleri oluşturulmuştur. Bir yanda kurulmuş olan işçi ve asker meclislerinin, diğer yanda ise resmi hükümetin (Ebert-Scheidemann hükümeti) ikili iktidarı 1918-19 başında grevler, gösteriler ve politik şiddetle birlikte sürmüştür. 6 Ocak 1919 tarihinde USPD ve KPD’li devrimci işçi temsilcileri bir durum değerlendirmesi yaparak “Ebert-Scheidemann hükümetinin devrilmesi, devrimci proletaryanın iktidarı ele geçirmesi için ayaklanma çağrısı yapma” kararı alırlar. Ayaklanmanın yönetimi için 33 kişilik bir Devrim Komitesi seçilir. Berlin’de genel grev başlar. Fakat Alman işçileri ve emekçileri silahlı bir ayaklanma için hazırlıklı değillerdir. 6-13 Ocak 1919 tarihleri arasında devrim ile karşıdevrim güçleri silahlı olarak çatışırlar. Diğer bölgelerden umulan yardım, askerlerden beklenen iltihaklar gerçekleşmez. Bu durumda kaçınılmaz son yenilgi olur. 12 Ocak 1919’da karşı devrimin silahlı güçleri tüm Berlin’i işgal ve kontrol altına almışlardır bile. Böylece, Spartaküs Ayaklanması bastırılmış olur.
Karşı devrim güçleri ayaklanmanın ardından tam bir devrimci kıyımına giriştiler. Spartaküs Birliği'nin ve Alman Komünist Partisi'nin iki önderi Karl Liebknech ve Rosa Luxemburg yargılanmadan, hunharca katledildiler.
Kuşkusuz bu yenilgi bizlere çok önemli dersleri miras olarak bıraktı. Bu derslerden en önemlileri güçlü bir komünist partisinin yaratılması ve devrim mücadelesinde silahlı mücadelenin olmazsa olmaz bir koşul olduğudur. Aşağıda ayaklanmanın yenilgiye uğradığı günlerde Rosa Luxemburg'un kaleme aldığı bir yazıdan kısa bir bölümü aktarıyoruz;
Modern devrimlerin ve sosyalizmin tüm tarihi bize neyi gösteriyor? Avrupa’da sınıf mücadelesinin ilk parlaması, Lyon’daki ipek dokumacılarının 1831’deki ayaklanması ağır bir yenilgiyle sonuçlandı; İngiltere’deki çartist hareket de bir yenilgi ile sonuçlandı. Paris işçilerinin 1848 Haziran günlerindeki ayaklanması ezici bir yenilgiyle sonuçlandı. Bütün sosyalizmin yolu -eğer devrimci mücadeleleri dikkate alırsak- bir sürü yenilgi ile doludur. Ama yine aynı tarih, bizi kaçınılmaz olarak adım adım zafere götürmektedir! Bu “yenilgiler”; kendilerinden tarihi deneyimi, bilgiyi, gücü, idealizmi kazandığımız, bu yenilgiler olmasa idi bugün nerede olurduk? Bugün proleter sınıf mücadelesinin dolaysız olarak en son kavgasının eşiğinde bulunduğumuz şu anda, tam da bu yenilgilere dayanıyoruz. Her biri bizim gücümüzün ve amaç berraklığımızın birer parçası olan, bu “yenilgilerin” hiç birini bile yitirmek istemeyiz.
Bu bağlamda devrim mücadeleleri, parlamenter mücadelelerin tam karşıtıdır. Biz Almanya’da dört onyıl içinde bir sürü “parlamenter” “zafer” kazandık; nerde ise zaferden zafere koştuk diyebiliriz. Ama sonuç, 4 Ağustos 1914’teki büyük tarihsel provada yıkıcı bir siyasi ve ahlaki yenilgi, duyulmamış bir yıkım, eşi olmayan bir iflas oldu. Devrimler bize şimdiye dek yalnızca yenilgiler getirdi; ama bu kaçınılmaz yenilgilerle gelecekteki nihai zaferimizin garantisi üzerine garantiler birikiyor.
Stiker
Değişik Stikerlerimizi PDF formatında indirip çoğaltmak için Stiker sayfamızı ziyaret edin. Tüm okurlarımızı diğer yayınlarımızda olduğu gibi stikerleri de bizzat kendi imkanlarıyla çoğaltıp yaygınlaştırmaya çağırıyoruz.
